Geri Dön
   
  Tanı ve Tedavi
   
Bebekli Yoga Programı
Boyun Fıtığı
Boyun ve Bel Ağrıları
Denge/Koordinasyon Eğitimi
Diz Ağrıları
El Rehabilitasyonu
ESWL
Fizik Tedavi Yardımcı Cihazları
Gebelik Eğitimi ve Rehabilitasyonu
Geriatrik Rehabilitasyon
Kardiyopulmuner Rehabilitasyon
Kas ve İskelet
Nörolojik Rehabilitasyon
Masaj
Protez ve Ortez Eğitimi
Obezite Egzersiz Programı
Obstetrik Brakhial Palsy
Omuz Ağrıları
Osteoartrit
Osteoporoz
Romatizmal Hastalıklar
Spor Yaralanmları ve Ortopedik Rehabilitasyon
   
Kurumsal Yapı
Tanıtım
Cihazlarımız
Görüş ve Önerilerileriniz
Kardeş Kuruluşlar
İnsan Kaynakları
Randevu
   
   
   
   
 
 
   
   
 
  Osteoporoz ( Kemik Erimesi)
   
 


Halk arasında kemik erimesi adı da verilen osteoporoz, günümüzde önemli bir sağlık sorunudur ve insan hayatının uzaması ile kendini hissettirmiştir. Osteoporoz en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Latincede osteo-kemik, poroz–delik anlamına geldiğinden, osteoporoz delikli kemik anlamına gelmektedir. Osteoporoz, düşük kemik kütlesi, kemiğin kırılganlığında artma ve kemik mikromimarisinin bozulması sonucu kırık riskinin artması ile karakterize bir hastalıktır.
Osteoporoz Tipleri

• 1. Tip Osteoporoz-Menapoz ve menapoz sonrası dönemde sıklıkla görülür.
• 2. Tip Osteoporoz-70 yaş üzerinde görülür.
• 3. Tip Osteoporoz- Kortizon, heparin, antionvülsan (epilepsi ilaçları), tiroid hormonu gibi ilaçların uzun süreli kullanımı sonucu veya
- Diyabet, tiroid ve paratiroid hastalıkları, osteoartrit,romatoid artrit, sero (-) spondiloartropatiler, sistemik lupus eritematozus gibi romatizmal hastalıklar, meme kanseri, prostat kanseri, lösemiler gibi bazı kanser türleri, böbrek hastalıkları, emilim ve sindirim bozukluğuna yol açan mide-bağırsak hastalıklarına bağlı olarak gelişir.

Osteoporozda Risk Faktörleri
Kadın cinsiyet
İleri yaş
İnce ve narin yapılı olmak
Saç ve göz renginin açık olması
Asyalı veya beyaz ırktan olmak
Ailede osteoporotik kırık öyküsü bulunması
Östrojen hormonu eksikliği
Daha önce kırık öyküsü bulunması
Osteoporozla birlikte seyreden kronik hastalıklar
Osteoporoza yol açan ilaç kullanımı (kortizon, heparin, antikovülzan)
Süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarda alınmaması
Malabsorbsiyon sendromu
Aşırı miktarda alkol, sigara, kahve tüketimi
Aşırı tuz ve protein alımı
Düzenli egzersiz yapma alışkanlığının bulunmayışı
Uzun süreli yatak istirahati
Primer hiperparatiroidizm
Hipotiroidizm

"1 Dakikalık Osteoporoz Riski" Testi

Aşağıdaki sorulardan herhangi birisine yanıtınız "evet" ise osteoporoz açısından riskli gruptasınız demektir.

1. Anne-babanızda hafif bir düşme sonucu kalça kırığı gelişti mi?
2. Sizde hafif bir düşme veya zorlanma sonucu kalça kırığı gelişti mi?
3. Üç aydan uzun süre kortizon kullandınız mı?
4. Fazla miktarda alkol tüketiyor musunuz?
5. Günde 20 adetten fazla sigara tüketiyor musunuz?
6. Boyunuzda 3 cm’den fazla kısalma oldu mu?
7. Sık olarak ishal oluyor musunuz?
8. (kadınlar için) 45 yaşından önce menapoza girdiniz mi?
9. (kadınlar için) Adet düzeninizde 12 aydan uzun süreli kesinti veya düzensizlik oldu mu?
10. (erkekler için) Testosteron hormonu eksikliğine bağlı libido kaybı veya empotans gelişti mi?

Osteoporozdan Korunmada Beslenmenin Önemi

Yapılan birçok çalışmada özellikle çocukluk ve adolesan dönemde kalsiyumdan zengin besinlerle beslenme ile kemik mineral yoğunluğu aarasında doğrudan ilişki olduğu ve kırık riskinin azaldığı gözlenmiştir. Ayrıca D vitamini eksikliği de kalsiyumun barsaklardan emilimini bozarak osteoporoza yol açmaktadır. Yüksek protein ve tuz içeriği olan besinler ve fazla miktarda kafein alımı da idrarla kalsiyum atılımını arttırarak osteoporoza yol açmaktadır. Sigara ve alkol kullanımının da kırık riskini arttırdığı saptanmıştır.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ KALSİYUM İÇERİĞİ (mg)
Yağsız yoğurt (1 kap) 452
Az yağlı yoğurt (1 kap) 415
Yağlı yoğurt (1 kap) 400
Süt (1 su bardağı) 290-300
Kakaolu süt (1 kap) 300
Ayran (1 su bardağı) 285
Dondurma (1/2 kap) 88-113
Puding (1/2 kap) 151
Kaşar peyniri (1 kalın dilim) 204
Lor peyniri (1/2 kap) 77
Mozarella peyniri (1kibrit kutusu) 275
Parmesan peyniri (1 kibrit kutusu) 200-300
Çedar peyniri (1 kibrit kutusu) 200-300

 

 

 


ET,SEBZE VE TAHILLAR KALSİYUM İÇERİĞİ (mg)
Sardalya balığı (1 porsiyon) 324
Somon balığı (1 porsiyon) 203
Tatlı su balığı (1 porsiyon) 130
Ispanak (1 porsiyon) 122
Brokoli (1/2 porsiyon ) 35
Havuç (1 orta boy) 27
Patates püresi (1/2 porsiyon) 44
Şalgam (1 porsiyon) 99
Karnıbahar,bamya veya pancar 88
Ekmek (1 dilim) 25-30
Mısır (1 orta boy) 60
Salata(1 porsiyon) 235
Mercimek (1 porsiyon) 59
Nohut (1 porsiyon) 92
Börülce (1 porsiyon) 160
Soya (1 porsiyon) 225
Yumurta sarısı (1 adet) 147
Kuru soğan (100 gr) 168
Taze soğan (100 gr) 135

 

 

MEYVALAR KALSİYUM İÇERİĞİ (mg)
Portakal (1 orta boy) 72
Muz (1 orta boy) 100
Kivi (1 orta boy) 170
İncir (100 gr) 186
Fındık (100 gr) 200

HAZIR BESİNLER KALSİYUM İÇERİĞİ (mg)
Hamburger 250
Cheeseburger 182
Etli lazanya 460
Peynirli makarna (1/2 kap) 180
Peynirli pizza (1 dilim) 220

 

Osteoporotik Hastalarda Sık Görülen Şikayet ve Bulgular

Osteoporoz genellikle sinsi seyreder ve kırık oluşuncaya kadar bulgu vermeyebilir. Ancak,

• Kemiklerde ağrı ve hassasiyet olması
• Boy kısalması
• Duruşun bozularak sırt kamburluğunun artması ve omuzların öne doğru yer değiştirmesi
• Karında bombeleşme olması
• Omurga, önkol ve kalça kırıklarıyla bulgu verebilir.


Osteoporoz nedeniyle omurgada oluşan çökme kırıkları sonucu gelişen boy kısalması

Osteoporotik kırıklar hangi bölgelerde ve hangi sıklıkta görülür?

Osteoporotik kırıklar olarak adlandırılan kırıklar el bileği, omurga ve kalça kırıklarıdır. Günümüzde her 3 kadından birisinde osteoporoz vardır. 50 yaşın üzerinde her 2 kadından birisinde osteoporoz gelişirken, her 8 kadından birisinde osteoporoza bağlı omurga kırığı gelişmektedir. 70 yaşın üzerindeki her 3 kadından birisinde ve her 9 erkekten birinde kalça kırığı gelişmektedir. Bu kırıklar kişinin fiziksel, psikolojik ve sosyal durumu ile sağlıkla ilgili yaşam kalitelerini olumsuz olarak etkilemektedir.

Osteoporozun tanı ve tedavisinde kullanılan değerlendirme yöntemleri

1. Biyokimyasal belirteçler: Kemik metabolik olarak aktif bir dokudur. Bir yandan yapılırken, bir yandan yıkılır. Kemik döngüsündeki değişiklikleri ortaya koyan kemik kökenli moleküllerin kan veya idrardaki düzeylerinin değerlendirilmesi osteoporoz tanısında yardımcı olurken, tedavinin seçiminde de yönlendirici olur. Kolay uygulanabilir, tekrarlanabilir olmaları, osteoporozun nedeninin yapım azlığına mı yoksa yıkım fazlalığına mı bağlı olduğunun saptanması, tedaviye yanıtın erken dönemde değerlendirilebilmesi açısından avantajlı olmaları yanında, teknik güçlükler, gün içinde farklı sonuçlar alınabilmesi ve kişinin aldığı gıdalardan etkilenebilmeleri de dezavantajlarını oluturmaktadır.
2. Görüntüleme yöntemleri: Bu yöntemler içinde direkt radyografik incelemeler ve kemik yoğunluk ölçümleri sayılabilir. Direkt radyografik incelemelerde osteoporozun saptanabilmesi için, kemik kitlesinin %30’unun kaybedilmiş olması gereklidir. Bu nedenle direkt radyografik incelemeler, özellikle osteoporotik kırıkların saptanması açısından önemlidir. Kemik yoğunluk ölçümleri içinde özellikle DEXA (Dual Energy X-Ray Absorbsiyometri) yöntemi osteoporoz tansı ve tedavisinin takibinde yaygın olarak tercih edilen yöntemdir. Tüm vücut, bel omurgası, kalça ve önkoldan ölçüm yapılır. Hasta radyasyon alacağı için gebelik durumunda yapılmamalıdır. Hastada kalça protezi mevcutsa protez olmayan kalçadan çekim yapılmalıdır. Ciddi omurga deformitesi veya omurgada ileri derecede dejeneratif değişiklikler olan hastalarda souçlar yanıltıcı olabileceği için izlemde kalça değerlendirmesi kullanılmalıdır.


Osteoporoz tedavisi

1. İlaç tedavisi

• KEMİK YIKIMINI ÖNLEYEN İLAÇLAR

BİFOSFONATLAR: Alendronat, Risedronat, Etidronat, Pamidronat, Klodronat,
Tiludronat vs
Osteoporoz tedavisinde en yaygın kullanılanlar Alendronat ve Risedronat’tır. Günlük ve haftalık formları vardır. Tablet olarak kullanılan formlarının sabah kahvaltıdan yaım saat önce aç alınması ve özefagusa (yemek borusu) olan yan etkilerinin önlenmesi amacıyla ilaç alındıktan sonra yarım saat süreyle yatılmaması önerilir. Ayrıca cilt döküntüsü ve kan kalsiyum düzeyinde azalmaya yol açabilirler.
SERM GRUBU İLAÇLAR: Bu grupta osteoporoz tedavisinde yaygın olarak kullanılan ilaç Raloksifen’ dir. Kemik dokusu ve lipid profili üzerinde östrojen hormonu benzeri etki gösterirken, endometrium (rahim) ve meme dokusu üzerinde östrojen hormonunun aksi yönünde etki gösterir. Meme kanseri riskini ve koroner arter hastalığı için risk faktörü olan kan lipid düzeylerini düşürdüğü gözlenmiştir.
KALSİTONİN:Genellikle burun spreyi şeklinde kullanılmaktadır. Enjeksiyon şeklinde uygulanan formu da vardır. Kemik mineral yoğunluğunu ve kemik kalitesini arttırdığı, omurga kırık riskini azalttığı gözlenmiştir. Ağrı kesici etkisi de bulunduğundan, özellikle omurga kırıklarının eşlik ettiği osteoporoz olgularında ilk tercih olarak kullanılmaktadır. Ayrıca böbrek yetmezliği olan ve aktif mide hastalığı olan hastalarda tercih edilmektedir.
HORMON REPLASMAN TEDAVİSİ (ÖSTROJEN): Menapozdan sonra östrojen düzeyinin düşmesi osteoporozu hızlandırmaktadır. Yapılan çalışmalar östrojen tedavisinin menapozdan sonraki ilk 5 yıl içinde başlanır ve uzun süreli kullanılırsa kırık riskini azalttığını göstermiştir. Ancak ilaç kesildiği zaman koruyucu etkisi kaybolmaktadır. Ayrıca inme (felç), koroner arter hastalığı, meme kanseri ve damar tıkanıklığı risklerini arttırabildiği için, artık menapoz sonrası erken dönemde doktor tarafından uygun görülürse kısa süreli olarak kullanımı önerilmektedir.
STRONSİYUM RANELAT: Hem kemik yapımını arttırarak, hem de kemik yıkımını azaltarak kırık riskini azalttığı gözlenmiştir. En sık görülen yan etkisi ishaldir. Venöz tromboemboli (toplardamarlarda tıkanıklık) riskinde de hafif artışa yol açabildiğinden, geçmişinde tromboemboli öyküsü olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Stronsiyum emilimi besinler ve kalsiyum alımından olumsuz etkilendiğinden birlikte kullanımı önerilmemektedir. Genellikle akşam yemeğinden 2-3 saat sonra alınması önerilmektedir.

• KEMİK YAPIMINI ARTTIRAN İLAÇLAR

PARATHORMON (TERİPARATİD): Parathormon normalde insanda paratiroid bezinden salgılanan bir hormondur. Vücutta kalsiyum metabolizmasının düzenlenmesinde önemlidir. Teriparatid ise bu hormonun en aktif kısmıdır. Tedavide de teriparatid kullanılmaktadır. Sürekli yüksek dozda kullanımı kemik oluşumunu olumsuz etkilerken, aralıklı düşük dozda kullanımının kemik oluşumunu arttırdığı gözlenmiştir. Günlük ciltaltı enjeksiyon şeklinde kullanılmaktadır. Uzun süreli kullanımındaki etki ve yan etkileri tam bilinmediğinden, 2 yıldan uzun süre kullanımı önerilmemektedir. İlaç kesildikten sonra kemik yıkımını önleyen bir ajanla tedaviye devam edilmesi önerilmektedir. En sık görülen yan etkileri baş ağrısı, baş dönmesi ve bulantıdır. Allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Farelerde yapılan çalışmalarda osteosarkom (kemik kanseri) gelişim riskini arttırdığı gözlenmiş, ancak insan çalışmalarında kanser riskini arttırdığına dair bir bulguya rastlanmamıştır.

Bu ilaçlar dışında henüz deneysel çalışma aşamasında olan, kemik yapımını arttıran ve yıkımını önleyen birçok ilaç vardır.

• KALSİYUM VE D VİTAMİNİNİN OSTEOPOROZ TEDAVİSİNDEKİ YERİ

Osteoporoz tedavisinde kalsiyumun tüm tedavi ajnlarının yanında destek olarak kullanımı zorunludur. D vitamini ile birlikte kullanımı etkisini arttırmaktadır. Yaşa göre alınması gereken günlük kalsiyum miktarı aşağıdaki tabloda görülmektedir. Besinlerle alınması idealdir. Ancak bu miktara herzaman diyetle ulaşılamadığından dışardan kalsiyum preparatları şeklinde alınması gerekebilir. Kalsiyum preparatları içinde, içerdiği elementel kalsiyum miktarı en fazla ve yan etkisi en az olan kalsiyum glukonat olduğundan genellikle destek tedavisinde bu preparat tercih edilmektedir. Kalsiyum preparatları önerilen dozlarda (1000-1500 mg) kullanıldığında böbrek taşı oluşumu riskini arttırıcı etkisi bulunmamaktadır.

 

 

 

 

 

YAŞ GÜNLÜK KALSİYUM İHTİYACI (mg/gün)

Çocuklar
0-6ay 400
6ay-1yaş 600
1-10 yaş 800-1200
Genç erişkinler
11-24 yaş 1200-1500
Kadınlar
25-49 yaş (menapoz öncesi) 1000
50-64 yaş (menapoz sonrası+östrojen) 1000
50-64 yaş (menapoz sonrası- östrojen) 1500
65 yaş↑ 1500
Gebelik ve süt verme 1200-1500
Erkekler
25-64 yaş 1000
65 yaş↑ 1500

D vitamini kalsiyum ve fosforun barsaklardan emilimini arttırıp, böbreklerden atılımını azaltarak serum kalsiyum düzeylerini düzenler. Ayrıca parathormonun etkisini arttırması da osteoporozu önleyici etkisine katkıda bulunur. Bu nedenle osteoporozun önlenmesi ve tedavisinde kalsiyum ile birlikte D vitamini takviyesi birinci basamak tedaviyi oluşturmaktadır. Günlük önerilen D vitamini dozu 50 yaş altında 200 İÜ (İnternasyonel Ünite), 50 yaş üzerinde 400 İÜ, 70 yaş üzerinde ise 600 İÜ’dir. Aşırı dozda kullanımı ise kemik mineralizasyonunu bozmaktadır.

2. Egzersiz ve fiziksel aktivitenin arttırılması

Yapılan çalışmalarda haftada 3 gün düzenli egzersiz yapılmasının kemik mineral yoğunluğunu arttırdığı gözlenmiştir. Kemik üzerine yapılan mekanik yüklenme kemik kütlesinde artışa yol açmaktadır. Osteoporozu önlemek amacıyla önerilen egzersizler

• Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizler (yürüme, jogging, yavaş koşu, step)
• Solunum ve postür (düzgün duruş) egzersizleri
• Kas kuvvetlendirme egzersizleri (ağırlıkla yapılan egzersizler)
• Germe egzersizleri
• Denge ve koordinasyon egzersizleridir.

 

 

Yüzme, kondisyon bisikleti gibi aktiviteler yerçekimine karşı vücut ağırlığıyla yapılmadığı için kemik mineral yoğunluğunu arttırıcı etkilerinin vücut ağırlığıyla yapılan aktiviteler kadar etkili olmadığı gözlenmiştir.

 

Osteoporozlu hastalarda fleksiyon türü öne eğilmeli aktiviteler önerilmemektedir.

Osteoporozda Egzersiz ve Fiziksel Aktivitenin Yararları

Kemik yapımını arttırıp yıkımı azaltarak kemik kitlesindeki kaybı yavaşlatır.
Kemik kitlesini arttırır.
Eklem esnekliğini ve sağlamlığını arttırır.
Denge sağlamayı geliştirerek düşmeyi önler.
Kas gücü ve dayanıklılığını arttırarak düşmeyi önler.
Postürü (düzgün duruşu) korur.
Kalp ve solunum sisteminin dayanıklılığını arttırır.
Ruhsal dengeyi geliştirir, psikolojik ve sosyal güveni arttırır.
Yaşam kalitesini arttırır.

 

Egzersiz Yapmadan Önce Doktora Danışılması Gereken Durumlar

Fiziksel olarak aktif olmayan kişiler
40 yaşından sonra kırık veya osteoporoz tanısı alınmış olması
Kalp hastalığı, yüksek tansiyon,diyabet (şeker hastalığı), felç, yüksek kolesterol hastalıkları bulunması
Egzersiz sonrası göğüs, boyun, omuzlar ve kolda ağrı ya da sıkışma hissi olması
Ufak bir güç sarfedildiğinde bile nefes darlığı ve baş dönmesi olması
Kas, eklem ve kemik problemi olması
Sürekli ilaç kullanılması

 

Osteoporozlu Hastalarda Günlük Yaşam Aktivitelerinin Düzenlenmesi

Ayaklara dolaşacak uzun giysiler giyilmemelidir.
Yüksek topuklu ayakkabı giyilmemelidir.
Düzenli görme ve işitme muayenesi yaptırılmalıdır.
Alkol kullanılmamalıdır.
İlaçların yan etkileri konusunda hekimle görüşülmelidir.
Yataktan veya oturulan yerden aniden kalkılmamalıdır.
Buzlu ve ıslak zeminlerde dikkatli yürünmelidir.
Merdivenlerde ve parlak,kaygan zeminlerde sadece çorapla dolaşılmamalıdır.
Hekimden dengeyi düzenleyecek, kasları kuvvetlendirecek egzersiz programı istenilmelidir.
Gerkirse baston, kanadyen, yürüteç gibi bir destek kullanılmalıdır.
Merdivenler iyi aydınlatılmalı, kaymayan zemin malzemesiyle döşenmeli ve mutlaka tutamak bulunmalıdır.
Mutfakta sık kullanılan malzemeler kolay ulaşılabilir yerlere konulmalıdır.
Mutfak ve banyoda yerler ıslak kalmamalı hemen silinmelidir.
Banyoda lavabo ve küvetin önüne kaymayan halı, halıfleks gibi zemin malzemesi konulmalıdır.
Banyo küvetinde kaymayı önlemek için mutlaka tutamak bulunmalıdır.
Oturma odası iyi aydınlatılmalı, yerler ayağa takılacak küçük halılar yerine büyük halıyla döşenmelidir.
Kablolar ortalıkta ayaklara dolaşacak şekilde kalmamalıdır.
Yatak odasında elektrik düğmeleri kolay ulaşılabilir yerlerde olmalıdır.

 

 

 

 

 

 



   
   
   
Son Güncellme Tarihi : 27.10.2008 Bu İnternet Sitesinin Bütün Hakları Güven Fizik Tedavi Merkezi’ne Aittir. Designed By ArtArda